Birkaç hafta önce, şanslı bir şekilde WARDOGS’un kapalı beta testlerine katıldım. Bu beta testi, genel olarak herkese açık olmasa da, Steam üzerinde yaklaşık 100.000 eşzamanlı oyuncuyu kendine çekti. Geliştiriciler, oyun deneyimimi zenginleştirmek için bana ek erişim sağladı ve birlikte oynadığımız bu macerayla, uzun zamandır unutulmuş olan taktiksel atış oyunlarına olan ilgimi yeniden keşfettim.
WARDOGS, piyasadaki birçok başarılı yapımın özelliklerini bir araya getiriyor: ARMA, Squad, PUBG, Battlefield ve Call of Duty gibi oyunlardan ilham alınarak oluşturulan bu yapım, geliştiricilerin özenle seçtiği mekanikleri harmanlayarak, 100 oyuncuyu kaotik bir savaş alanının ortasına yerleştiren taze ve tutarlı bir deneyim sunuyor.

Üç takımın karşılaştığı bu oyun, geleneksel “biz ve onlar” ayrımını ortadan kaldırıyor. Oyuncular, sürekli olarak çevrelerine dikkat etmeleri gereken bir dünya ile karşı karşıyalar; oyun, iki takımlı sistemlerde olduğu gibi tek boyutlu değil. Her tepe bizim veya o taraftaki düşmanların olgusu yerine, her yerde düşmanlar bulunuyor ve oyuncuların karışımı tehlikeyi artırıyor.
Her takım, “Zone” adı verilen puan kazanmak için durulması gereken bir alana uzak olan kendi üssünden başlar. Bu, geleneksel bir “King of the Hill” oyunudur; daha fazla oyuncu bu dairenin içinde olursa, takım daha iyi performans gösterir. Ama geliştiriciler, oyunu daha heyecanlı hale getirmek için harika bir plan uygulamışlardır. Zone’un etrafına dağılmış kuleler bulunmaktadır ve her takım bunları ele geçirerek kendi ileri üslerini oluşturabilir. Bu durum, oyuncuları rakiplerin kulelerini hedef alarak sürekli olarak savaş halinde tutar. Kulelerin yıkılması, sadece dairede durmaktan daha fazlasını gerektirir.


Harita, 100 oyuncuyu ve üç tam ekibi barındıracak kadar geniştir, ancak geliştiricilerin herkesi puan kazanmak için küçük bir alana yerleştirmesi, yoğun savaşların yaşandığı bir nokta yaratır. Bu noktada gerginlik, oyunun sonuna kadar azalmaz.
Bunun yanı sıra, “Hotzone” adı verilen hareketli ve daha küçük bir alan bulunmaktadır; burada oyuncular ekstra para kazanabilirler. Paranın önemi, oyuncuların her öldüklerinde cephane ve ekipman satın alması gerektiği anlamına gelir. Para biten oyuncular, zayıf bir temel donanımla savaşmak zorunda kalır. Bu durum, oyuncuları dikkatli olmaya, her atışı saymaya ve gereksiz yere savaşa girmemeye teşvik eder. Oyuncular, ihtiyaç duydukları silahları ve araçları satın alabilmek için paralarını korumalıdırlar; bu da oyunun derinlik katmanlarından biridir.
Beta testinin tamamı boyunca oyundan ayrılamadık. Bu yapım, uzun zamandır beklediğim bir taktiksel atış oyunu deneyimi sunuyor ve resmi çıkışını büyük bir heyecanla bekliyorum. Acaba Insurgency Sandstorm’dan bu yana kaç yıl geçti?