1993 yapımı “Tombstone”, çoğu eleştirmen ve izleyici tarafından gelmiş geçmiş en iyi Western filmlerinden biri olarak kabul edilir. Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu (Kurt Russell ve Val Kilmer gibi), aksiyon dolu sahneleri ve sert karakterler arasındaki beklenmedik duygusal anlarıyla dikkat çeken bu film, özellikle Robert Mitchum’ın finalde yaptığı anlatımla sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır. Bu üç söz, filmin unutulmazlığını pekiştirir.
Filmin sonunda Wyatt Earp (Kurt Russell) ve adamları, meşhur Cowboys grubunu alt ettikten sonra, Earp hayatının geri kalanını sevgilisi Josephine Marcus (Dana Delany) ile sakin bir şekilde geçirmeye karar verir. Earp ve Josephine karla kaplı zeminde dans ederken, Mitchum’ın sesiyle Wyatt Earp’ın kaderi ortaya konur: “Wyatt Earp, 1929 yılında Los Angeles’ta hayatını kaybetti. Cenazesindeki dualar arasında efsanevi Western yıldızları William S. Hart ve Tom Mix de yer aldı. Tom Mix ağladı.” Bu üç söz, filmin duygusal etkisini artırır, özellikle de Tom Mix’in kim olduğunu bilenler için.
Tom Mix, 100’den fazla filmde rol alarak Western türünün ilk ve en önemli figürlerinden biridir. Genellikle beyaz şapkalı, iki tabancalı ve adaleti arayan bir karakter olarak tasvir edilen Mix, Western kahramanının imajını oluşturmuştur. Mix’in sinema persona’sı, Wyatt Earp’tan esinlenmiştir ve ikisi gerçek hayatta da arkadaş olmuştur.
Earp, filmlerinin setlerini ziyaret eder ve hatta Mix’e bir cep saati hediye etmiştir. Bu nedenle, Mix’in Earp’ın cenazesinde ağlaması oldukça anlamlıdır.
“Tom Mix ağladı” sözü aynı zamanda Wyatt Earp’ın efsanevi statüsüne de gönderme yapar. Earp, eşsiz bir şekilde yetenekli bir kanun adamı ve usta bir tabancı olarak tanınmıştır. Bu nitelikler, Western türündeki ve diğer türlerdeki birçok kahramana ilham vermiştir. Clint Eastwood’un “İsimsiz Adam” karakterinden
Din Djarin’e kadar (The Mandalorian)
, Earp’ın mirası pek çok gerçek ve kurgusal karaktere dokunuş sağlamıştır. Earp’ın ölümü, sadece bir kanun adamının kaybı değil, aynı zamanda bir dönemin sonu anlamına geliyordu; çünkü 1929’da hayata veda etmiştir – bu da Amerika Birleşik Devletleri’nde Büyük Buhran’ın başlamasından hemen önce gerçekleşti.
“Tombstone”, hak ettiği tüm övgüyü almıştır. Çünkü sürükleyici, aksiyon dolu bir anlatıya sahiptir ve izleyicileri büyülemektedir. Aynı zamanda Wyatt Earp’ın efsanevi statüsünü ayrıntılı bir şekilde yansıtmaktadır ve Western türünün gelişimine olan etkisini göstermektedir. Filmin son üç sözü, bunun en açık kanıtıdır.