Pimax Dream Air incelemesi
Dream Air çok küçük. Şirketin diğer VR başlığı olan , daha çok 80’li yılların bir bilim kurgu filminden bir aksesuar gibi görünürken, bu daha modern bir giyilebilir cihaz gibi görünüyor. Her ikisi de kendi tarzlarında etkileyici—benimkiler—ama Dream Air’in küçük boyutu ve hafif yapısı, onu uzun süreler boyunca takmak için çok daha rahat hale getiriyor.
Her VR oyununda kontrol cihazlarına ihtiyaç duyulmuyor. Uçuş simülasyonları, yarış simülasyonları ve standart olmayan kontrollere sahip her şey, Dream Air ile en iyisi. Ancak bu oyunların da başa çıkılması gereken kendi zorlukları var. Dream Air’in en geniş görüş alanına (FOV) sahip olmadığını biliyorum, ancak benim için daha iyi bir şey var. Öyleyse detaylara girelim.
Satın alın:
✅ Kontrol cihazı hissi sevmiyorsanız:
Dream Air çok rahat bir VR başlığıdır, bunun nedeni çoğunlukla küçük boyutu.
✅ Sim oyunlarını seviyorsanız:
Olağanüstü görselleri ve şık tasarımıyla Dream Air, test ettiğim VR başlıkları arasında sim yarışında rakipsiz.
Satın almayın:
❌ Hızlı tempolu bir nişancı veya VR sporları oynamak istiyorsanız:
Kontrol cihazlarının izlemesi yeterli değil. Özellikle piyasadaki daha ucuz başlıklarla karşılaştırıldığında.
❌ Yüksek performanslı bir grafik kartınız yoksa:
Bu, grafik kartınızı zorlayacak çok talepkar bir başlık.
Pimax Dream Air – Özellikler
Pimax Dream Air’in kıskanılacak özelliklere sahip. Bir zamanlar VR ile tanışırken hayal edebileceğiniz şeyler.
Optiklerle başlayalım. İki adet 1,35 inçlik Sony Micro-OLED panel ve üzerine pancake lensler bulunuyor. Pimax bunları ‘ConcaveView’ olarak adlandırıyor; ilk üç lensten oluşan pancake optiğinin derin bir girintiye sahip tasarımıyla dikkat çekiyor. İkinci lens ise yatayda 110 derecelik görüş alanı sağlıyor.
Bu, Crystal Super QLED’in (Ultrawide versiyon) 140 derecelik görüş alanına sahip olmasından daha düşük olsa da, Dream Air’i tercih etmemin nedeni var: binoküler örtüşme.
Binoküler örtüşme, bir VR başlığındaki bir karenin her iki ekranda da görüntülenen kısmıdır. Yüzde olarak belirtilir; bu yüzdenin ne kadar yüksekse, her iki ekranın görüntüsü beyniniz tarafından tek bir görüntüye dönüştürmek o kadar kolaydır. Sonuçta insanlar stereo görme yeteneğine sahiptir ve beyin sürekli olarak dünyanın iki farklı görüntüsünü tek bir tam görüntüye dönüştürmeye çalışır. Bu aynı zamanda sanal gerçeklik deneyiminin ne kadar rahat ve inandırıcı olduğu konusunda da önemlidir.
Bu kişiden kişiye değişir, ancak genel olarak daha yüksek binoküler örtüşme en iyisidir. Benim için bu çok önemli, bu yüzden Dream Air’in sunduğu özelliklerden memnunum. Bu başlıkta %86’lık mükemmel bir binoküler örtüşme bulunurken, Quest 3’te bu oran sadece %69. O başlığın belirgin şekilde düşük binoküler örtüşmesi, kişisel olarak daha fazla göz yorgunluğuna ve hafifçe düzeltici gözlükler kullanma ihtiyacına yol açıyor.
Dream Air ile gözlük takmak mümkün değil, çünkü çerçeveler için yeterli alan yok. Ancak bu durum benim için sorun teşkil etmiyor, çünkü uzun süre boyunca bile gözlüksüz olarak kullanabiliyorum.
Şimdi de ‘What is my Field of View?’ adlı uygulamayla yaptığım en son testlerdeki değerlere bakalım:
Dream Air – %86
Dream Air (Geniş FOV modu) – %77
Crystal Super QLED (50 PPD) – %77
Crystal Super Micro-OLED – %86
Quest 3 – %69
Çözünürlüğü 7680 x 3552 olan (her göz için 3840 x 3552) bu iki Micro-OLED panel, son derece keskin. Pimax Play yazılımı kullanılarak bu panellerin yenileme hızı 90 Hz veya 72 Hz olarak ayarlanabiliyor. Daha düşük yenileme hızı, daha az güçlü bir bilgisayarınız varsa faydalı olabilir. Bu başlık çok talepkar ve yerel çözünürlükte yüksek performanslı bir grafik kartına ihtiyaç duyabilir.
Ayrıca göz takibi de bu başlığa entegre edilmiş. Bu da Pimax Play uygulamasında yapılandırılabilir. Uygulama içinde hızlı ve duyarlı çalışıyor. Kullanımları oyunlara göre değişebilse de, bazı oyunlar için olmazsa olmaz bir özellik. Örneğin DSC gibi oyunlar, en iyi performans ve görsel deneyim için dört görüşlü (Quad View) desteği sunuyor. Benzer şekilde, Pimax’ın kendi geliştirdiği merkezi işleme (Center Rendering) özelliğini kullanmak da mümkün. Bu özellik, oyunlara göre değişen karmaşıklıklarla çalışabiliyor, ancak performansı artırmak isteyenler için bir seçenek.
Kontroller:
Dream Air ile birlikte gelen kontroller, piyasadaki en iyi ürünlerden değil ve izlemede tutarsızlıklar görülebiliyor. Ya da belki de SLAM takibi sorunu. Ne olursa olsun, kontrollerin başlıkla etkileşimi biraz hantal.
Dream Air ile birlikte iki adet kontrol cihazı geliyor. Bunlar, Crystal Super ile birlikte gelenlerle aynıdır ve elin etrafına bir halo sarılmış, dört düğme, bir tetik, bir kavrama butonu ve her tarafta bir joystick bulunur. El bileğine takılan ayarlanabilir kayışlara sahiptirler. Halo tasarımı nedeniyle bazen kontroller birbirine çarpabiliyor, ancak bu çok büyük bir sorun değil. Zamanla can sıkıcı olabilecek olan şey, izlemenin tutarsız olmasıdır.
Bu durum özellikle insan hareketlerinin uç noktalarında, örneğin kollarınızı başınızın üzerine kaldırdığınızda veya aşağı doğru indirdiğinizde daha belirgin hale geliyor. Blade and Sorcery’deki tırmanış sahneleri, kontrollerin izlemesindeki sorunlar nedeniyle zihinsel bir dayanıklılık gerektiriyor. Kontroller bazen takılıyor veya titrek hareketler sergiliyor. Benzer şekilde, diğer VR başlıklarında daha iyi bir izleme deneyimi sunan Quest 3’ü tercih ediyorum.
Odanızdaki sınırları belirlemek de her seferinde Dream Air’i taktığınızda yeniden yapmanız gerekiyor. Bu durum, VR deneyimini olumsuz etkileyen bir detay.
Son olarak, sim yarış oyunlarını da bu başlıkla oynamayı denedim ve sim yarışının karmaşıklığıyla başa çıkmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım. Ancak bu sorun Pimax’ın sorumluluğunda değil; birçok VR oyunu yıllardır bu sorunu yaşıyor. Sim yarışçıları, daha geniş bir görüş alanına sahip bir başlığı tercih edebilirler.
Ergonomi:
Dream Air, çift taraflı ayarlanabilir bir bant tasarımına sahip, ancak ek destek için üstten geçirilerek takılan bir bant bulunmuyor. Genellikle bu durum bir eksiklik olarak görülür, ancak bu sınıftaki VR başlıklarında ağırlık önemli değil. Bu başlık çok rahat.
Dream Air sadece 280 gram ağırlığında. Tartım yaptığımda kablonun da bağlı olduğu, ancak tüm kablo ağırlığının dahil olmadığı görüldü. Pimax’ın belirttiği değerlere göre kablosuz versiyonu 170 gramdan daha hafif. Diğer VR başlıklarıyla karşılaştırıldığında bu çok düşük bir değer.
Bu başlığı uzun süreler boyunca takmak göz yorgunluğuna neden olmuyor. Yüzdeki diğer tüm başlıklar arasında en az hareket eden ve en rahat olanı bu. Sadece üst kenarında, fanların bulunduğu yerde hafif bir ısınma hissediliyor, ancak bu bile rahatsız edici değil. Olağanüstü görselleri ve binoküler örtüşmesiyle, gözlüksüz olarak uzun süre kullanabileceğiniz VR başlıklarından biri.
Ancak bu başlıkla gözlük takmak mümkün değil. Bu durumda çerçeveye uygun lensler satın alabilirsiniz.
Değerlendirme:
Dream Air’in fiyatı 2299 dolar. Bu fiyat etiketi, başlığa karşı çok yüksek beklentiler yaratıyor.
Dream Air, VR dünyasında eşsiz bir görsel deneyim sunuyor. Crystal Super Micro-OLED ile aynı optiklere sahip olsa da, Dream Air daha rahat ve kullanışlı. Hem etkileyici özelliklere hem de rekabetçi bir fiyata sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Ancak bu fiyat, herkesin ulaşabileceği bir seviyede değil.
Sonuç olarak:
Dream Air, VR dünyasında çığır açan bir ürün. Ancak bazı dezavantajları da var. Özellikle kontrol cihazlarının performansı ve yüksek fiyatı, potansiyel alıcılar için önemli faktörler olabilir.