Bazen bu sektörde, bir etkinlikte veya sergide gözünüze ilişen bir oyunla karşılaşırsınız… ve sonra o oyun yıllarca ortadan kaybolur. Onu unutursunuz, ancak sonunda tekrar ortaya çıktığında, ilk gördüğünüz zamandan bile daha iyi görünerek sizi şaşırtır. Benim için bu oyun, beş yıl önce Wholesome Direct’te tanıtılan ve şimdi nihayet piyasaya sürülen “Woodo”.

“Woodo”, kırsal yaşam temalı küçük ahşap dioramaları bir araya getirdiğiniz keyifli bir bulmaca oyunu. Oyunun başında, çoğu parçasının beyazlatıldığı küçük bir diorama sahnesiyle karşılaşıyorsunuz.

Sağdaki panelde, diorama üzerindeki boşluklara uyan çeşitli parçalar bulunur. Bu parçaların nereye ait olduğunu çözmeniz ve sürükleyerek doğru yerlerine yerleştirmeniz gerekir. Görevi kolay gibi görünse de, “Where’s Waldo?” tarzı bir zorlukla karşılaşıyorsunuz. Her yeni bulmacada dioramaların karmaşıklığının arttığını görmek beni şaşırttı. Başlangıçta oyunun çok kolay olacağını düşünmüştüm.

Dioramayı döndürebilir, yakınlaştırabilir ve daha küçük öğelere odaklanabilirsiniz (örneğin, mutfakta bulunan bir masayı inceleyebilirsiniz). Envanterinizdeki parçalar sizinle birlikte döner, bu nedenle bir şekli bir yandan görüyorsanız, dioramayı tamamen döndürmek, onu diğer taraftan görmenize ve nereye gidebileceğini belirlemenize yardımcı olabilir. Bazen, sadece dış şekilleri doldurduktan sonra açabileceğiniz çekmecelerdeki eksik parçaları bulmanız gerekebilir. Bazen de, içinde gizli olan veya başka bir nesnenin arkasında saklanan anahtarı bulmanız gerekir.

Çoğu zaman, dioramaların bir bölümünü tamamlamak için diğer bölümleri de tamamlamanız gerekir. “Woodo”, sadece “şekli bul” oyunu olmaktan ziyade, daha çok rahatlatıcı bir bulmaca deneyimi sunuyor. Dioramalar gerçekten sevimli ve keyifli. İnsanlaşdırılmış tilki, kurbağa ve diğer karakterlerin yer aldığı, büyüleyici bir kırsal köy ortamında geçen sahneler içeriyor. Dioramalarda gizli kuşlar, binaların arkasında geçen küçük olaylar ve bazen de daha büyük olayların içinde yer alan daha küçük detaylar bulunuyor. Eğer doğa temalı veya “kır yaşamına kaçış” gibi konuları seviyorsanız, bu oyunun bulmaca temalarını da beğenebilirsiniz. Oyunun müziği huzurlu ve kuş sesleri içeriyor. “Woodo”, tamamen barışçıl bir deneyim sunuyor.

Oyunun en sevdiğim detaylarından biri, her ahşap parçasının yerine oturduğunda duyduğunuz tatmin edici “tık” sesi. Ayrıca, bir parçanın doğru yere yerleştirildiğinde, üzerine tıkladığınızda küçük bir animasyon ve sesin çalması, dioramaları canlandırıyor ve bulmacayı daha eğlenceli hale getiriyor. Aslında, “Woodo”, oyuncuları mümkün olduğunca çok parça yerleştirmelerini istiyor, çünkü bazı eksik parçalar diğerlerinin altında gizlidir ve sadece animasyonla ortaya çıkar.

Oyunun tek dezavantajı, anlatım. “Woodo”da bir hikaye var ve oyun varsayılan olarak sesli bir anlatım ve altyazılar kullanıyor. Anlatımın ses tonunu pek beğenmedim ve birkaç bulmacadan sonra kapattım. Hatta altyazıları da tamamen kapatmayı düşünüyorum, çünkü metin de benim için çok yardımcı olmuyor. Dioramaların görsel olarak hikaye anlattığını düşünüyorum ve her birkaç parça yerleştirdikten sonra ne olduğunu açıkça belirtmenin gereği yok.

Ancak bu sadece küçük bir eleştiri. “Woodo”nun genel deneyimi keyifli, güzel ve rahatlatıcı. Yoğun bir iş gününün ortasında veya akşamları dinlenmek için harika bir oyun. Oyun, “kolaylık” kavramını sadece oynanışıyla değil, aynı zamanda hikayesi, sesleri ve her ahşap oyuncağın özenle zımparalanmış görünümüyle de yansıtıyor.

Günümüzde birçok “keyifli” oyun var ve bunlardan sıkılmaya başlıyorum. Ancak “Woodo”, dikkat çekici görünümü ve detaylara gösterdiği özen sayesinde, bu tür oyunları hala çok sevdiğimin güzel bir hatırlatıcısı oldu.

Kaynak: Kotaku

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et