PC oyun dünyasında fiziksel disklerin neredeyse ortadan kalkmış olmasına rağmen, konsol tarafında önemli bir mücadele yaşanıyor. Bu durum, özellikle PlayStation 5 ve Xbox Series X/S gibi platformlarda, şirketlerin müşteri beklentilerini yeterince anlamadığına dair endişeleri artırıyor. Clemens Istel ile gerçekleştirdiğim sohbet, bu hareketin arkasındaki motivasyonları ve potansiyel sonuçları aydınlattı.

Istel, “Müşteri hakları oyun dünyasında neredeyse yok denecek kadar azdır ve şirketler defalarca kez dürüst iletişimin güçlü bir yönü olmadığını kanıtlamıştır” şeklinde konuştu. Does It Play, hem fiziksel oyun medyası savunuculuğu yapan bir grup, hem de indirilmeyen veya çevrimdışı oynanabilen oyunların veritabanı olarak hizmet veriyor.

Fiziksel disklerin kalıcı olmasının temel nedenlerinden biri, oyunların piyasaya sürüldüğü andaki ilk sürümünün korunabilmesidir. Oyunlar genellikle yayınlandıktan sonra birçok güncelleme alır ve fiziksel bir disk, gelecekteki oyuncuların orijinal deneyimi yaşamasını sağlar. Ayrıca, fiziksel kopyalar, fiyatlandırma konusunda şirketlerin kontrolünü sınırlar. Bir PS5 oyunu satın almak istediğinizde, doğrudan Sony’den veya çeşitli ikinci el/yeni medya platformlarından alabilirsiniz.

Istel, “İnsanların seçeneklerinin azalması her zaman kötü bir durumdur. Özellikle de satın aldığınız ürünlerin başka biri tarafından değiştirilebileceği veya alınabileceği bir geleceğe doğru gidildiğinde” dedi. Son yıllarda bu dengenin tek taraflı bir sömürüye dönüştüğünü belirtiyor.

Istel, son iki Xbox neslinin bile çevrimdışı kurulum için Microsoft hesabına ihtiyaç duyduğunu ve bazı oyunların diskten tamamen erişilebilir olmasına rağmen yine de çevrimiçi kontroller içerdiğini vurguluyor. “Bir sonraki adım fiziksel medyanın ortadan kaldırılmasıdır; bu, insanların sahip olabileceği son şeydir.”

Istel, oyun şirketlerinin oyuncular üzerinde “boğucu bir kontrol” uyguladığını ve Does It Play gibi hareketlerin de bunun bir sonucu olduğunu belirtiyor. Sony’nin 2013 yılında yaptığı ünlü hamlenin, tüketicilerin ne istediğini bildiğinin bir göstergesi olduğuna inanıyor, ancak artık “müşterilerinin ne istediğini anlamayan, sadece ‘al veya git’ diyen” bir tavır sergilediği görülüyor.

Ancak Istel, bu durumun sadece konsol oyuncularını etkilemediğini belirtiyor. PC oyun dünyasında DRM-free (Dijital Hak Yönetimi Olmayan) mağazaların ortaya çıkması, umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. GOG gibi platformlar, kullanıcıların oyunları çevrimdışı yedekleyebilmelerini, internet bağlantısı olmadan oynayabilmelerini ve birden fazla bilgisayarda kullanabilmelerini sağlıyor. Bu durum, sunucuların kapanması veya hizmetin sona ermesi durumunda bile oyunlara erişimin devam etmesini mümkün kılıyor.

PC oyun dünyası uzun zaman önce dijitale geçmesine rağmen, Sony’nin hem donanım hem de yazılım kontrolüne sahip olması, PC’deki gibi alternatiflerin olmamasını sağlıyor. Bu nedenle, bu mücadele konsol sahipleri için özellikle önemli.

İlginizi Çekebilir: Steam’de Oyunlara Yönelik “Yapay Zeka Damgası”, Değerlendirme Sayısını ve Kalitesini Olumsuz Etkiliyor →
Kaynak: PC Gamer ↗