Dark Souls, Super Monkey Ball, Shadow of the Colossus ve Minecraft’ın ortak noktası ne olabilir? Cevap: Hepsi, oyuncuyu dehşet içinde bir heykelin yüzü olarak, yuvarlanan bir kafesin içinde bulunduran yeni bir açık dünya platform oyunu olan “The Canon of Balls” için ilham kaynağı olmuştur. Bu oyunda dilinizi bir zıplama noktası olarak kullanabiliyorsunuz.
Şimdi, beni dinleyin. Bence “The Canon of Balls” iyi olabilir. Evet, bu ay içinde “Dark Souls’u bir topun içine yerleştirme” konseptini zaten gördük, ancak bu oyunun diğerlerinden farklı olduğunu düşünüyorum. Bu oyun, biraz Straftat’ı andırıyor; çünkü çok spesifik ve hatta inatçı bir proje. Amaç sadece nostalji veya basit bir yeniden yaratım değil; terk edilmiş tuhaf detayların daha fazlasını sunabileceği, başka bir geleceğin burada olduğu hissi.
Yalnızca oyunun başlangıç bölümüne göz attım; burada, devasa bir sarkıtın içindeki anahtarı almak için yuvarlanan bir kafesin içinde katedrale benzer bir yapıda zıplayıp ilerlemeniz gerekiyor. Sarkıttan kısa mesafede kalmıştım ancak istediğim platforma ulaşamadığım için oyunu öfkeyle bıraktım… Ancak, oyunun beni tekrar çağırdığını hissediyorum. Bu oyunun gizemli dünyasına girmek istiyorum. Belki de bir arkadaşımla birlikte oynarım; böylece en azından birileriyle birlikte şikayet edebilirim, bir sonraki düşüşümde.
Oyun, tek oyunculu deneyime odaklanmış olsa da, geliştiriciler Helios Monk, oyuncuların birlikte oynamasını teşvik ediyor. Oyunun atmosferi oldukça yoğun: metal kafesin sesi, taş duvarlara çarparken sürekli bir yorgunluk hissi yaratıyor; ancak tam olarak hedeflediğiniz platforma indiğinizde bu yorgunluk kısa süreliğine ortadan kalkıyor. “Taş yüzler ve diller” konsepti, herhangi bir postmodern ironiye değil, daha çok eski tarz tuhaflıklar sunuyor.
Geliştiriciler, “tekrar eden veya modüler seviyeler oluşturmak için ‘kopyala yapıştır’ yöntemini kullanmadık; bu nedenle benzersiz ve tekrarı olmayan bir açık dünya yarattık” diyor. Diğer oyun tasarımcılarının bu yaklaşım hakkındaki görüşlerini merak ediyorum. Mimari tarzı, From Software’in karanlık ve görkemli dünyasını anımsatıyor; daha sonra, “Dark Souls” hayranları için tanıdık olacak dönen bıçak tuzakları da mevcut. Fumito Ueda’nın izlerini, organik ve gizemli platform geçişlerinde görebilirsiniz. Ayrıca, büyük bir taş kuşun pençesinde bir anahtar olması da dikkat çekici.
Geliştiriciler, Minecraft ile ilgili olarak şunları belirtiyor: “Amacımız, birlikte oynadığınızda ortaya çıkan rekabetçi veya işbirlikçi anların keyfini çıkararak Minecraft parkour haritalarında olduğu gibi bir deneyim sunmaktı. Oyuncular, koleksiyonlara kimin daha önce ulaşacağını görmek için yarışabilir veya birlikte ilerleyebilirler. Bu deneyimin sosyal yönleri, oyunun en özel kısımlarından biri.”
Oyun, bugün Steam’de satışa çıktı ve lansman indirimleriyle 3,39 ABD doları, 2,97 Euro ve 2,88 İngiliz lirası gibi uygun bir fiyata sahip.